kayıt

Brace for popup!

sabahattin ali

  1. 1
    1907-1948 yılları arasında yaşamış Türk öykücü, şair, öğretmen, yazar ve gazeteci.
    Kendini tanıtmaktan ve okumaktan gurur duyduğum ruheşimdir.
    Edebi yaşamına şiirle başlamasına rağmen romanları ile ünlenmiştir.

    (bkz: Kürk mantolu madonna)

    (bkz: içimizdeki şeytan)

    (bkz: Kuyucaklı yusuf)

    Ancak şiirlerni göz ardı etmemek gerekir.

    Rüzgar

    Arzularım muayyen bir haddi aşınca
    Ve sözler kulaklarıma sağırlaşınca
    Bir ihtiras duyup vahşi maceralara
    çıkıyorum bulutları aşan dağlara.
    Tanrıların başı gibi başları diktir,
    Bu dağları saran sonsuz bir genişliktir,
    Ben de katıp vücudumu bu genişliğe,
    Bakıyorum aşağlarda kalan hiçliğe.

    Bu dağların bir rakibi varsa rüzgârdır.
    Rüzgâr burda tek başına bir hükümdardır.
    Burda insan duman gibi genişler, büyür,
    Bu dağlarda ıstıraplar, sevinçler büyür.
    Buralarda her düşünce sona yakındır,
    Burda her şey bizden uzak, «o»na yakındır.
    Burda yoktur insanların düşündükleri,
    Rüzgâr siler kafalardan küçüklükleri.
    Yanağıma çarpar kanatlarını,
    Ve anlatır mâbutların hayatlarını.
    Arasıra kulağını bana verdi mi,
    Ben de ona anlatırım kendi derdimi.

    «Ey dağların dertlerini dinleyen rüzgâr!
    Benim arık yalnız sana itimadım var.
    Gelmiş gibi uzaktaki bir seyyareden
    Yabancıyım bu gürültü dünyasına ben.
    Etrafımın sözlerine asla aklım ermedi,
    Etrafımda bana asla kulak vermedi.
    Senelerden beri hâlâ anlaşamadık,
    Bende kestim anlaşmaktan ümidi artık.
    Gözlerimde hakikati sezen bir nurla
    Etrafımı süzüyorum biraz gururla.

    Bir dürbünün ters tarafı gibi bu dünya
    En büyük şey, en asîl şey küçülür burda.
    Burda yalan para eden biricik iştir,
    Burda her şey bir yapmacık bir gösteriştir.
    Kimi coşar din uğruna geberir, yalan!
    Kimi gider vatan için can verir, yalan!
    Bir filozof yetmiş eser yazar, yalandır;
    Bir kahraman istibdadı ezer, yalandır.
    şairlerin büyük aşkı fânî bir kızdır,
    Bu dünyada herkes sinsi herkes cılızdır.
    Ne hakikî aşktan burda bir çakan vardır,
    Ne de onu görse dönüp bir bakan vardır,
    Her büyüklük bir cüzzam gibi dökülür burda,
    En muazzam ölüm bile küçülür burda.

    Benim kafam acayip bir dimağ taşıyor,
    Her dakika insanlardan uzaklaşıyor.
    Zaman zaman mağlûp olsam bile etime,
    insan olmak dokunuyor haysiyetime.
    Büyük, temiz bir arkadaş arıyor ruhum,
    işte rüzgâr, şimdi sana sığınıyorum!
    Asaletin yeri yoktur gerçi hayatta,
    En asîl şey seni buldum bu kâinatta,
    Güneş gibi ne bin türlü ışığın vardır,
    Ne süse, gösterişe bir baktığın vardır.
    Deniz gibi muamma yok derinliğinde,
    Bir ferahlık, bir saflık var serinliğinde.
    Bir dev gibi küçük mızmız sesleri yersin,
    Allah gibi görünmeden hüküm sürersin.

    Düşmanıyım ben de cılız güzelliklerin,
    Rüzgâr! Bu dağ başlarında çırpınan serin
    Kanatların gökyüzünde akan bir seldir,
    Bana kudret ve cesaret veren bir eldir.
    Beşerlikten uzaktayım senin ülkende,
    Senin gibi azamete âşıkım ben de.
    işte rüzgâr! Senin gibi ben de deliyim.

    Islıklarım senin gibi inlemelidir,
    Herkes beni ürpererek dinlemelidir.
    Rüzgâr! Sana, yalnız sana benzemeliyim.

    Birçok şiiri bestelenmiş ve söylenmiştir.

    https://www.youtube.com/watch?v=o6PZsAitVCc: Aldırma Gönül)

    https://www.youtube.com/watch?v=82rwvateT2s: Benim meskenim dağlardır)

    https://www.youtube.com/watch?v=CVPxcLLPIxk: Göklerde kartal gibiydim)

    https://www.youtube.com/watch?v=ibU4dhh_gBs: Geçmiyor günler)

    https://www.youtube.com/watch?v=sFvw5tkETCg: Kız kaçıran)

    https://www.youtube.com/watch?v=h3rL-9lBLuU: Kara Yazı)

    https://www.youtube.com/watch?v=-NRZme8v4H0: Leylim ley)


    "Canım Aliye ruhum filiz" adlı kitabında eşi aliye ile olan mektupları yer almaktadır.Eğer elinize geçerde okursanız ne kadar muhteşem biri olduğuna sizde tanık olabilirsiniz.

    1946 - 1947 yılları arası Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz'la Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, öküz Paşa gibi siyasal mizah dergilerini çıkardı. Ancak, bu gazeteler tek parti iktidarının baskılarıyla karşılaştı, dergilerin isimlerindeki Paşa ifadesiyle "Milli şef" ismet Paşa ile alay edildiği iddiası ile kapatıldı, yazılar ve yazarları hakkında soruşturmalar açıldı. Dergilerde çıkan yazılarından dolayı üç ay hapis yattı ve karşılaştığı baskılardan bunaldı. Ali Baba dergisinde yayımladığı "Ne Zor şeymiş" başlıklı yazıda, içinde bulunduğu durumu şöyle anlatmaktadır: "çalmadan, çırpmadan bize ekmeğimizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz bırakmadan yaşamak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmalı idi".
    Yaşananlardan sonra bulgaristan'a gitmek isteyen sabahattin ali'ye pasaport verilmeyince bulgaristan'a yasal olmayan yollardan gitmek için Ali ertekin adlı bir kaçakçıyla anlaşmış ve bu kişi tarafından "milli hislerini tahrik ettiği için" başına sopayla vurularak öldürüşmüştür. Ali Ertekin, 4 yıl hüküm giymiş ardından bir kaç hafta sonra çıkan afla serbest kalmıştır.
    Keşke daha fazla yaşayıp bize daha fazla eser bırakabilseydi diyebileceğim bir avuç yazardan biridir.Vesselam.
    #11527 nodus142 | 3 yıl önce
     
  2. 2
    1944 Türkçülük turancılık davasında adı geçen şahıs
    #11530 pezev engin | 3 yıl önce
     
  3. 3
    "Bu eksik sana değil, bana ait. Bende inanmak noksanmış. Beni bu kadar çok sevdiğine bir türlü inanamadığım için, sana aşık olmadığımı zannediyormuşum. Bunu şimdi anlıyorum. Demek ki, insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar. Ama şimdi inanıyorum. Sen beni inandırdın. Seni seviyorum. Deli gibi değil, gayet aklı başında olarak seviyorum."

    Kürk mantolu madonna, Sabahattin Ali.
    #11564 kedi annesi | 3 yıl önce
     
  4. 4
    Sabahattin Ali'nin hayatını merak edenler için Hıfzı Topuz'un başın öne eğilmesin kitabı tavsiyemdir.
    #11601 focuslanamiyorum | 3 yıl önce
     
  5. 5
    Dağlar dik, çeşmeler kuru,
    Yarimin benzi çok sarı;
    ölüm var, dönülmez geri;
    Yürü yağız atım, yürü...

    Dağlar geçilmiyor kardan;
    Aman yok candarmalardan.
    Ayrılamadım bu yardan;
    Yürü yağız atım, yürü...

    Yarim bu gece yoruldu,
    Kaçırdığıma darıldı;
    Bak, daha sıkı sarıldı;
    Yürü yağız atım, yürü...

    Nasıl titriyor korkudan:
    Kaldırdım onu uykudan;
    Sesler geliyor doğudan;
    Yürü yağız atım, yürü...

    Peşime düştü tabipler,
    Boynumu bekliyor ipler
    Zeybekler seni ayıplar;
    Yürü yağız atım, yürü...
    ------
    Burda çiçekler açmıyor,
    Kuşlar süzülüp uçmuyor,
    Yıldızlar ışık saçmıyor,
    Geçmiyor günler, geçmiyor.

    Avluda olta vururum;
    Kah düşünür, otururum,
    Türlü hayaller görürüm;
    Geçmiyor günler, geçmiyor.

    Gönülde eski sevdalar,
    Gözümde dereler, bağlar,
    Aynada hayalim ağlar,
    Geçmiyor günler, geçmiyor.

    Dışarda mevsim baharmış,
    Gezip dolaşanlar varmış,
    Günler su gibi akarmış...
    Geçmiyor günler, geçmiyor.

    Yanımda yatan yabancı,
    Her sözü zehir gibi acı,
    Bütün dertlerin en gücü;
    Geçmiyor günler, geçmiyor.
    ------
    Başım dağ, saçlarım kardır,
    Deli rüzgarlarım vardır,
    Ovalar bana çok dardır,
    Benim meskenim dağlardır.

    şehirler bana bir tuzak;
    insan sohbetleri yasak;
    Uzak olun benden, uzak,
    Benim meskenim dağlardır.

    Kalbime benzer taşları,
    Heybetli öter kuşları,
    Göğe yakındır başları;
    Benim meskenim dağlardır.

    Yarimi ellere verin;
    Sevdamı yellere verin;
    Yelleri bana gönderin;
    Benim meskenim dağlardır.

    Bir gün kadrim bilinirse,
    ismim ağza alınırsa,
    Yerim soran bulunursa:
    Benim meskenim dağlardır
    #12057 asymptote | 3 yıl önce
     
  6. 6
    Duygularını anlatırken öyle anlamlı kelimelerle öyle güzel cümleler oluşturan insan... iyi ki okumuşum pencereyi kapama gök dolabilir içeri senin kitaplarini!
    #12289 mantosuzkadin | 3 yıl önce
     
  7. 7
    http://youtu.be/IjcA2XpyYFE: bu şarkı aslında bir sabahattin ali şiiridir)
    #12340 enivicivokke | 3 yıl önce
     
  8. 8
    1944 türkçülük turancılık davasında hüseyin nihal atsızın düşüncelerine karşı bir hareketle davayı açan şahıstır. milliyetçiliği faşistlik olarak gören değişik bir kişiliktir
    #69122 biringiliz | 3 yıl önce
     
  9. 9
    Afyondan dönerken otobüste bitirdiğim ve sonunda ağladığım Kuyucaklı Yusuf'un yazarı. 4 eserini okudum şimdiye kadar. Devamıda gelir umarım.
    #69124 tarihci | 3 yıl önce
     
  10. 10
    Adamın etinden sütünden yününden faydalandınız kendisi bile bu kadar eserleri üstünden prim yapmadı ya sosyal medya bağımlıları sahte aşık çakma şair bozuntuları. Mis gibi yazarları sanatçıları laçka edip tiksindirecek hale getirdiniz. Okuduğum en dokunaklı kitapları görünce iğrenmeme sebep oldunuz. 3 günlük tanıdığınız siktiriboktan insanlara ithaf ettiğiniz güzelim yazarların güzelin sözleri şimdi anlamsızlaştı. Hepiniz populer kültürün kölesi birer zavallısınız. Acı çekmeyi bile başkasından görüyorsunuz.