kayıt

Brace for popup!

ben aşkı satın aldım

  1. 1
    ibrahim sadri'nin 1993 yılında çıkan aynı adlı albümünden en beğendiğim ve sanırım hayatımda ilk ezberlediğim şiirdir. (şiiri okuyunca insan 9 yaşında neden bunu ezberler ki diyebilirsiniz)



    ben aşkı bir üveyikten satın aldım,yaşım onaltı

    o zamanlar bakır rengindeydi dağlar

    daha şıvan düşmemişti böğrüme

    daha deli deli esmemişti ruzigar

    kalbim acıya düşmemişti

    sanırdım bütün ırmaklardan koşacaktım

    halayda delikanlı başı olacaktım

    bıyıklarım yeni terlemişti



    gurbeti

    ismail dayımın gönderdiği

    kuru üzüm ve fıstıknan

    bir de istanbul fotoğraflarından tanımıştım



    hey deli yanım!

    türkülerim ince gül dalım

    gönül közüm

    verdiğim sözüm

    ne zaman duman olsa

    munzurun doruklarında kalırdı gözüm

    aradabir durup fırata bakışım

    ve yanımdan ayırmadığım

    bir üveyikten satın aldığım aşkım



    yani ahretlik gülüyordum

    istanbulu fotoğraftan

    vurgunu üveyikten biliyordum



    bir zemheri akşamında

    oturtup tandırın karşısında babam

    oğul yürü, dedi

    yürüdüm

    topak oldu babam,acıdan yundu gözleri

    yalınız bir 'ah'etti anam

    sessizce ırmağa düştü sözleri



    yürüdüm

    terleyen bıyıklarım

    şahin bakışım

    ve yıldızlı gecelerimden birinde canım

    üveyikten satın aldığım halis aşkım

    geride kaldı



    ormanlar gördüm

    ağaçlar gördüm

    dallarında adamlar asılıydı

    ipince fidanlar

    ipil ipil kan sızardı dudaklarından

    baykuşlar

    gecenin koyukatmer al basması karanlığına karşı

    nasıl da gülüyorlar

    nasıl da gülüyorlardı



    hani benim yıldızım

    hani şehla bakışım

    hani sazım

    ve halıs aşkım



    dağlardan geliyorum ben

    fıratın doğduğu yerden

    gönle aktığı yerden

    serin göze başından

    soğuk bulgur aşından

    dağlardan geliyorum ben

    aşkın doğduğu yerden hey!

    yusufun kuyusundan eyyubun sabrından geliyorum

    etmeyin elemeyin

    ben istanbulu fotoğraftan

    vurgunu üveyikten belliyorum



    hani benim yıldızım

    hani şehla bakışım

    hani sazım

    ve bir üveyikten satın aldığım

    halis aşkım



    hey anam

    ne aynam ne tarağım ne sedef çakım

    ne tesbihim ne mintanım

    bir han odasında

    akşam alacası değip geçerken böğrüme

    yavaşça önüme düştü alınyazım



    kim tutar kaldırır başımı yerden

    kim dinler türkülerimi bozlağımı sazımı

    bir duan olaydı ah, yanıbaşımda

    iki çift lafın

    bir tas ayranın

    bir dağ soluğun

    entarine yapışmış kalmış bir yayla çimenin

    bir tesbih böceğin

    bir avuç toprağın

    bir küçük taşın

    bir tel saçın alyazmanın altından



    hey anam

    akşam indi kırıldı sazım

    istanbulda

    haramiler sokağında

    bir han odasında

    yavaşça önüme düştü alınyazım



    hani benim yıldızım

    hani şehla bakışım

    hani dağlara verdiğim aşkım

    akşam dediğim ana

    istanbulda ay karanlık yürek pustur

    bir de hikayesi var

    kanadı kırık martıdan dinlediğim:

    çok önceden

    zebaniler yakıp geçerken şehri

    üç damla baldıran zehri

    üç damla hıyanet dökmüşler mavi denize

    üç martıyı boğmuşlar

    herşeyi gördüler diye



    akşam dediğim

    dam aralıklarından

    han bacalarından kaçıp giden güneşin

    vurması değil mi taa dağlara, dağlarıma

    değil mi ana



    yani akşam dediğim

    isli han odasında

    bir ben

    bir viranşehirli yakup

    bir de çaykaralı musa

    üç bardak çay hatrına

    üç gurbet türküsü değil mi uçurduğumuz

    üç damla baldıran zehri değil mi ana

    akşam dediğim



    buradan

    bu halis aşkımı

    bir han kirasına sattığım hovarda istanbuldan

    aranan bütün overlokçular sıraütücüler adına

    budur havadisim

    hatırladığın

    ne bulgur tadı

    ne bir çiçek

    ne bir isim

    ben gündüzleri müslüm gürses dinlemeye

    geceleri han odasında

    alınyazımı görmeye hüküm giymişim



    yine de ana

    ana yine de

    öperim gözlerinden

    dağlarımın

    çimenimin

    ve kanayan gençliğimin

    öperim hepsinin tekmil gözlerinden

    bıyıkları yeni terleyen gençliğimin adına



    ana

    can ana

    yaran ana

    oyy ana

    hani benim yıldızım

    hani şehla bakışım

    hani sazım

    bir üveyikten satın aldığım halis aşkım



    ben aşkı bir üveyikten satın aldım,yaşım onaltı

    o zamanlar bakır rengindeydi dağlar

    daha şıvan düşmemişti böğrüme

    daha deli deli esmemişti ruzigar

    kalbim acıya düşmemişti

    sanırdım bütün ırmaklardan koşacaktım

    halayda delikanlı başı olacaktım

    bıyıklarım yeni terlemişti





    not: şiirde beni en çok etkileyen yerlerden biri üç martı hikayesinin anlatıldığı yerdir.
    Edit: yine şiiri okurken başlığını açasım geldi sözlüğe girip başlığı açacakken zaten açtığımı gördüm. Velhasılı güzel şiir okuyun...
    #64409 turkamelie | 3 yıl önce