kayıt

Brace for popup!

dershanedeki çocuk

  1. 1
    YGS ye hazırlandığım sene dershanede bir çocuk vardı. şimdi büyümüştür, ben yine de anlatayım.
    Normalde sınıftaki diğer beylerle olduğum gibi kendisiyle de arkadaştık. ta ki sınıfça toplanıp kağıt oynamaya gittiğimiz güne kadar.
    Sınava bir hafta kala artık dersler bitmişken biz de komple bütün sınıf kaçıp bahçeli bir kafeye oturmaya gittik. o zamanlar da ülke karışık (bkz: ne zaman değil ki) ve biz meydana yakın bir yerde oturuyoruz. (bkz: zaman kayması) birden tüm masanın gözleri yaşarmaya başladı. meydanda olay varmış ve biber gazı atılmış. hemen toplandık lakin on kişinin durağı mersinde benim durağım tam tersinde. ben de bir kıyamet bu beye "beni durağa bırak bak seni gebertirim" diye bağırdım o da "tamam" dedi. mekandan çıkıp durağa doğru gidiyoruz ama nevruz ateşi gibi yanınca bir dershaneye uğrayalım nefeslenelim dedik. benim de boynumda o gün fular var (bkz: elit kesim kaymak tabaka) hocalardan biri fularıma limon sıktı. Bu bey beni lavaboya sokup elimi yüzümü yıkadı ve dershaneyi terk ettik. her zaman gideceğimiz güzergaha yönelmiştik ki şak karşımıza toma çıktı. Bu dedi ki "beni takip et yolu biliyorum" dedim uu beybi koş. ara sokaklardan, tenha yollardan çıkmazları çıkarıp bir yerlere vardık. yolda ben yürürken kendisi biraz hızlı yürüyünce yetişmek amacıyla kolundan tuttum. birden pelinsuya dönüşüp "koluma girme en nefret ettiğim şey" deyiverdi. ben tam itilmekten il sınırına yaklaşmışken bana engelsiz koşan o cümleyi sarf etti "illa bir şey yapacaksan elimi tut" tabi bu teklife o an fazlasıyla agresif tepki verdim ve yola devam ettik. Kendisi beni otobüse bindirdi ve "benim daha yolum var fuları bana ver" diyerek onu benden aldı. eve gidince ara dedi, gittim aradım. "yarın okula yanına gidiyo musun, fularını yıkadım üstüne de parfümümü sıktım gelip vericem" dedi. o an bi içim karıncalandı hatırlıyorum. ertesi gün sınıfa gelip fuları kafama attı ama önemi yoktu çünkü böyle güzel koku olmazdı. afrodizyaklı ithal parfümü ile kendisi o gün hayatıma girdi. her iki anlamda da girdi lakin o zaman bunun bilincinde değildim. ben içten içe bu sevgiyi büyütünce kanka ayağı göt ayağı olmasın diye beyimize direk söyledim "ben senden hoşlanıyorum" (bkz: delikanlılık) bu bir şoklar bir inmeler çünkü müren balığı gibi karşımda süzülen o değildi. ygs oldu bitti ve ilk karşılaşma oldu. yüzüme bakmadı tabi. yine aradım dedim yakışıyor mu sana bu hareketler (bkz: adamlık) haklısın dedi kusuruma bakma. kusuruna baktım ama konuyu kendi içimde kapatmaya karar verdim. sevdiğini iddia ettiği kız benim okuluma geçti.kaç ay bana sevdiği Kızı anlattı. beni aradı onu sordu. iyi dedim keyfi yerinde, sevindi. sırf o sevdiği kızı görüp mutlu olsun diye mezuniyet davetiyemi ona vermeyi teklif ettim. "sen raad ol ya ben istersem bulurum" falan dedi. (bkz: bok bulursun) geldi gitti zamanlar ben kazandım gazi'yi o da kazandı mezun sınıfını ve baskya bir ile çalışmaya gitti. davamı kendi içimde gördüm bitirdim kendimce. okula başladığımda bana sadece beyimizde olan bir numara lazım oldu. aradım iki hoş sohbet numarayı aldım. akşamına bana mesaj attı. "bu sene sevgili yapma beni bekle seneye geleyim sevgili olalım" bunu gören ben gülme krizi tabiki. "seni seviyorum" lar havada uçuşuyor ve ben inanmıyorum haklı olarak. bir test anlamında bunun zamanında attığı bir yalanı ortaya çıkardım ve kendisi beni anında sattı. o beni satana kadar zaten aklıma düşmüştü ama tabiki. yine bir davalar mahkemeler geçti gitti. onun köprüsünün altı akıp gitmekten aşındı. bana yalan söylediğini itiraf etti sonunda. ama insan ondan duyana kadar hep iyimser olup inanmak istemiyor yine de. birini sevmek sizi o an mutlu etse de ilerde mutsuz olacağınızı biliyorsanız vazgeçmek en iyisi. yıllar sonra bile sizin gittiğiniz mekanı görüp, koluna sevgilisini takıp,gelip karşı masanıza oturur böyleleri. neyin hırsı bilemezsiniz ama bir bakmışsınız umrunuzda bile değil.
    Ben aylarca o fular bileğimde bağlı gezdim senelerim gitti belki ama ah etmedim. ne demiş ünlü düşünür Kutsi "Allah'ın sopası yok ki gökten indirsin" yine iyilik kazandı yüce honos. Bu da böyle bir anım ve hiç romantik değil. Ama yaşarken yakmıştı. şimdi zaten kül, nasıl yansın?
    #59947 sone149 | 3 yıl önce
     
  2. 2
    ünlü düşünür kutsi ve ünsüz daha çok düşünür minyonda bir görülen der ki : peki gülüm... ifşa olmayacağımı bilsem "peki gülüm" capsimi koyardım ama olmaz.
    Hmm demek kutsi...
    Tanım mı ? Tanım : dünya güzelinin canını yakmış çocuktur.
     
  3. 3
    (bkz: gsk)ya almayacagimi oglandir. (bkz: gsk)nin onunden bile gecemeyecek bebedir.
    (bkz: azcıh delüğanlı olun la)
    #60657 biringiliz | 3 yıl önce